Köpek Kanlı İshal (Parvo Viral)

KÖPEK KANLI İSHAL

Candan  Veteriner Kliniği 0232 855 55 59

Torbalı Veteriner

 

 Köpek kanlı ishali diğer bir adıyla parvo viral  hastalığının etkeni canine parvo virüstür (CPV) Bu virüsün en önemli özelliği çok hızlı mutasyon geçirmesi ve çevre şartlarına karşı oldukça dayanıklı olmasıdır. Virüs ilk olarak 1978 yılında tanımlanmıştır. Çoğunlukla 6-20 haftalık olan genç köpeklerde sık görülmekle birlikte yetişkin köpeklerde de kanlı ishal vakaları görülmüştür.

Irk yatkınlığının etkili olması tam olarak kanıtlanamasa da  Rottweiler, Alman çoban köpeği, Doberman pinscher,  Amerikan pitbull terier, Staffordshire terier, Labrador retriever, Springer spaniel, Dachshund ve Yorkshire terier ırkları hastalığa karşı daha hassas olduğu görülmüştür.

Bulaşma; dışkı yoluyla şekillenmektedir. Enfekte dışkıların temasıyla gerçekleşir.  Köpekler arasında da oldukça bulaşıcıdır. Virüs lenfoid ve barsak dokularına ayrıca beynide içeren tüm dokulara eğilim göstermektedir. Virüs gastrointestinal dokularda çoğalır ve barsak epitellerinde yıkıma neden    olarak şiddetli ishalle seyreder. Hastalığın üç ayrı formu mevcuttur. Enterit (yaygın), miyokardit (nadir), yeni doğan hastalığı (nadir).

Enterit formu kendini şiddetli ishal ve kusma ile gösterir. İshal ve kusmaya bağlı olarak da köpeğinizde dehidrasyon meydana gelir.  Barsaklarda yaşanan malabsorbsiyon besin emiliminin yapılamamasına buda köpeğinizde hipoglisemi oluşmasına neden olur. Sepsis ve  endotoksemiye bağlı şok ve ani ölüm gelişebilir.  Bağışıklık sistemi düşer ikincil enfeksiyonlara karşı açık olmasına neden olur. Hipoglisemiye bağlı nöbetler gelişebilir. Hastalık çok ölümcül olmakla birlikte iyi bir tedavi sürecinde tedaviye yanıt alınabilir.

Miyokard formunda ise kalp kası iltihabı meydana gelir. Eğer doğmadan önce bu enfeksiyonu almışsa genellikle doğmadan önce yavru kaybedilir. Farklı vakalarda kalp yetmezliği ve akciğerlerde ödemle hastalık seyreder ve bu tablo oldukça ölümcüldür.

Yeni doğan hastalığında ise eğer doğduktan kısa bir süre sonra bu enfeksiyonu alırsa tedavi şansı genel olarak olmamak ile birlikte kısa sürede ölüm şekillenir.

Virüsün inkubasyon süresi ortalama  1 haftadır. Yani hastalık etkenini almış olan köpekte  hemen klinik belirtiler kendini gösterme z.  İnkubasyon periyodundan sonra  iştahsılık, depresyon, kusma, kanlı veya mukoza ile kaplı dışkı, değişken derecelerde dehidrasyon ve ateş olarak ortaya çıkar. Genellikle klinik semptomlar başladıktan sonraki 24-48. saatlerde kanlı veya kansız ince bağırsak ishali başlar. Kusma ve ishal ile birlikte oluşan, sıvı ve protein kaybı nedenli dehidrasyon ve hipovolemik şok ortaya çıkabilir. Parvoviral enteritisli köpeklerde belirgin bir karın ağrısı vardır. Kan dolaşımındaki bozukluk sonucu; hipotansiyon, taşikardi, uzuvlarda soğuma ve vücut sıcaklığında düşme oluşabilir.

Köpeklerde parvovirüs enfeksiyonlarının hızlı teşhisi antikor temelli yöntemler ile viral antijenleri saptayan testler ile saplanmaktadır. Enfekte hayvanların tedavi sürecinde izolasyonu ve kontakta olan diğer köpeklere bulaşması ve diğer köpeklerden de alınacak olan sekonder enfeksiyonları önlemek  için oldukça önemlidir. Coronavirüs, Adenovirüs, Morbilivirüs, Rotavirüs, Reovirüs, Norovirüsler gibi köpeklerde ishale neden olan diğer patojenlerin varlığından ötürü klinik belirtilerden teşhis şüphelidir  ve bu viral enfeksiyonlardan da ayırıcı tanıya gidilmesi önemlidir. Bu yüzden şüpheli klinik vakalar her zaman için laboratuvar testleri ile doğrulanmalıdır. Köpeklerdeki parvoviral enteritislerin laboratuvar tanısı için genellikle etkilenen hayvanların dışkısı üzerinden gerçekleştirilen metotlar geliştirilmiştir.

Köpek parvoviral enteritisten korunmanın ana yolu aşılama programlarıdır. Aşılama programını aksatmamak hayat kurtarıcıdır.

İnaktif aşılar sadece kısa süreli bağışıklık oluşturduğu için, modifiye canlı virüs aşıları daha yaygın olarak kullanılmaktadır. Aşılanan annelerden doğan yavrular yaşamlarının ilk bir kaç haftasında enfeksiyona karşı anne sütünden alınan antikorlar tarafından korunur. Hastalık bu nedenle erken dönemde ender olarak görülür. Aşılamaya rağmen korunmanın oluşmamasının ana nedeni ise kolosturum ile anneden yavrulara aktarılan yüksek seviyedeki maternal antikorlardır. Bu yüzden aktif bağışıklık ile etkileşimi önlemek için aşılar yavrulara maternal antikor seviyeleri düştükten sonra uygulanmalıdır .

Nadirde olsa aşılamadan birkaç gün sonra; eğer köpeğinizde kanlı ishal etkeni olan virüs mevcut ve inkubasyon süresinde ise aşılama ile birlikte düşen bağışıklıkla etken gün yüzüne çıkar ve kanlı ishal olmasına sebep olabilir. Bunun sebebi aşı değil, vücutta zaten mevcut olan parvo virüs etkenidir.

Köpeklerde parvovirüse bağlı şekillenen kanlı ishalde enteritislerde etken spesifik bir sağaltım bulunmadığı için, destekleyici sağaltım yapılmaktadır.

Ağızdan sağaltım programları hastalık sonucu gelişen kusma karşısında başarısız olacağından tercih edilmemektedir. Bu yüzden hasta hospitalize edilerek sıvı sağaltımı ile antibiyotik, antiemetik, antihelmentik gibi ilaçlar kombine edilip sıkı gözlem altında tutulmalıdır. Sıvı sağaltımı hem dehidratasyonun giderilmesi ve dolaşımdaki kan hacminin düzene sokulması hem de elektrolit asit-baz bozukluklarının düzeltilmesi için çok önemidir.

Günlük sıvı sağaltımının ve  tedavinin sabırla devam ettirilmesi hayati öneme sahiptir.

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir